Bugun...


Etem ORUÇ

facebook-paylas
YILDIZ KENTER, YILDIZLAR GÖZ KIRPAR
Tarih: 21-11-2022 22:49:00 Güncelleme: 21-11-2022 22:49:00


Güneş, önce ateş topuna dönüştü, sonra ufoya…Birileri uzayın derinliklerine aldı götürdü. Ardından Doğa Ana’mız aldı fırçayı, boyayı, durmadan sürüyor ufkun tuvaline…
Gökyüzüyle mavi deniz kızıla dönüştü. Kirli eller sanki vurdular hançeri Güneş’in yüreğine. Denizin içinde eriyen kızıllık morlaştı morlaştı, sonra perde perde siyahlaştı. Karardıkça karardı her yer..Gün doğdu yılanlara, çıyanlara, yarasalara….
Deniz ,sevdalı yıldıza. Vuruyor durmadan başını kayalara. Ak köpükler uçuşurken zifiri karanlıkta, insanın içini ürpertiyor denizin kükremesi. Yıldızlar, kıyamadı denize. Kıpır kıpır göz kırpıyor gökyüzü. İşte Büyük Ayı, Ülker, Saman Yolu..ve yıldızlar denizi. Gizemli bir giz perdesi…
Balıkçılar attılar ağlarını denizin yüreğine. Çoban ateşi yaktılar sanki, dağ dağ, tepe tepe…Karanlığın can evine çakarken deniz feneri, uzadıkça uzuyor ışık kümeleri… Kale duvarına çöküvermiş Yıldız. Gözleri yıldız yıldız. Fenerin ışığı vurdukça aydınlanan bir yüz. Cansuyu yürürken yüreğine, ışıldadı gözleri. Yumuşak, zor duyulan bir sesle anlatmaya başladı..
“Babamın ailesi annemi hiç istememiş.” Bu gavur kadını nereden buldun geldin,” demişler. Ben, O gavur kadının kızıyım. Babam Ahmet Naci, presler gibi yetişmiş, varsıl, seçkin bir ailenin oğlu. Dedesi Bağdat kadısı, babası Galip Bey, Ayan azası. Çamlıca’da beyaz saçaklı, işlemeli tavanlı bir köşkte yaşıyor. Babam Ahmet Naci’yi iyi bir öğrenim görsün diye İskoçya’ya yollamışlar…
Babam eğitimini tamamlamış yurda dönecek. Londra’daki bir kabul töreninde yanına çok güzel bir İngiliz kadın oturuyor. Babama bakıp gülümsüyor. Belli etmemeye çalışsa da babamın yüreğinde bir sızı başlıyor.Aslında sızı dişinde. Yüzü arı sokmuş gibi şişmiş. Olga da bu şiş suratlı adama görür görmez vurulmuş.
Olga, Hyde Park’ta ata bindiğini söyleyip, oradan ayrılıyor.Ahmet Naci Bey ertesi sabah soluğu söylenen parkta alıyor. Birlikte at biniyorlar. Yemeğe gidiyorlar. Gözleri birbirine kenetlenmiş sanki ayrılamıyorlar. Yıldırım aşkı denilen şey herhalde böyle bir şey.Babam öğrenimini tamamlamış, diplomasını almış, ülkesine dönüp hariciyeci olarak göreve başlayacak, ama çaresiz.
Elinde olsa onu cebine koyup Türkiye’ye götürecek. Zaman kısıtlı olduğu için, yeri ve zamanı uygun olmasa da Olga’nın ellerini avucunda sıkıca tutarak;”Benimle evlenir misin? Türkiye’ye gelip çocuklarımın annesi olur musun?” diyor. Olga dünden razı. Bir çığlık atıyor. “ Çok isterdim ama ne yazık ki olanaksız,” diyor. Babam çıldırmış, onu omuzlarından sarsarak soruyor, “ Neden?” diye. Gözleri nemlenen Olga anlatıyor. “
Ailesinin gezginci bir tiyatro kumpanyası olduğunu. Anne ve babasının oyuncu olarak çalıştığını. Babası ölünce annesinin bir başka adamla Avustralya’ya kaçtığını. Çaresiz kalan anneannenin onu on altı yaşında savaşa giden bir gençle evlendirdiğini. Eşinin savaştan dönmediğini. Hamile kalan kendisinin Jack adında bir minik yavrusunun olduğunu, anlatıyor da anlatıyor….”
Olga kendini geri çektikçe babam ona sıkı sıkıya sarılıyor. “ Hiçbiri sorun değil ,” diye bağırıyor. “Asla bırakmam sizi. Geliyorsunuz. Hemen şimdi. Sen , ben ve oğlumuz, Türkiye’ye gidiyoruz…”
Koca Osmanlı Devletinin çatırdadığı, işgal yılları.Düşmanlar el birliğiyle ülkemizi bölmeye çalışıyorlar. Acıların katmerlendiği zor ve karışık yıllar.Bizimkiler Sirkeci’ye gelir gelmez, bir gemiyle Üsküdar’a geçiyorlar. Annemin nefesi kesiliyor İstanbul’un güzelliği karşısında. O büyülü boğaza bakmaya kıyamıyor. Savaş da ne oluyormuş yani…O, dünyanın en mutlu kadını, sevdiği adamın peşine takılıp gelmiş…
O’nun için müthiş bir macera.Faytona binip Çamlıca’ya babamın ailesinin yaşadığı köşke geliyorlar. Saçakları oya gibi işlenmiş, beyaz köşke….Her güzel şey mutluluk getirmez insana”.Dalıp gidiyor anıların derinliklerine. Fenerin ışığında belli belirsiz görünen yüzüne bakıyorum. Gözleri karanlığın derinliklerine kilitlenmiş. Sayıklar gibi anlatmaya devam ediyor.
“Babamın ailesi istemiyor bu gavur karıyı.Annem ne yaptıysa kendini sevdiremiyor.Nedim ağabeyim doğduğunda babaannem bebeği severken; “ Yarısı yavrumun yarısı, yarısı yılan yavrusu!” diye seviyor. Bengisu sandıkları bu güzellikler zamanla bir kabus olup üstlerine çörekleniyor.
Annem, sevgisi uğruna her zorluğa göğüs geriyor.Sevdiği adam uğruna kara çarşafa giriyor. Müslüman oluyor. Nadide adını alıyor. Nüfus memurları; “Dini Müslüman, adı Nadide. Bunun doğum yeri Londra olamaz, yanlış yazılmış. Olsa olsa Bandırma’dır,” deyip Bandırma yazıyorlar. Bizim Londralı Olga, Bandırmalı Nadide oluyor. Anadolu’nun ateşle boğuştuğu günler.
Mustafa Kemal’in önderliğinde, binlerce şehidin canı, kanı pahasına kazanılmış özgürlük.Babam Ahmet Naci Bey, Lozan’da İnönü’nün özel kalem müdürü oluyor. İyi bir eğitim görmüş, geleceği olan bir genç. Kim bilir memleketimize daha ne yararlı hizmetleri olacaktı ama olmuyor. Yeni bir yasa çıkıyor. “Dışişleri görevlilerinin eşi yabancı olamaz.” Bu yasa babamların yaşantısını altüst ediyor. Bir burgacın içinde çırpınmaya başlıyorlar. İsmet İnönü, babama pratik bir formül öneriyor:
” Resmen boşan ama birlikte yaşa,” diyor.
Öyle yapıp birlikte yaşayanlar var. Ama babam bunu, aşkı uğruna memleketini, ailesini bırakan eşine bir hakaret olarak düşünüyor.” Hayır efendim. Mesleğimden vazgeçerim ama eşimden vazgeçemem,” deyip görevinden ayrılıyor. Ivır zıvır işler yapmaya başlıyor. Gazetelerde tercümanlık gibi… Asıl mesleğinden ayrılınca babamın hayatı kayıyor. Tabii bizim de….
Sonbaharın erken geldiği, yaprak dökümünün tez başladığı yıllar. Yoksulluk diz boyu…. Çamlıca’daki köşkte en son ben doğmuşum. Evde ne varsa satılmış. Beni saracak bez bulamıyorlar. Ardından da köşk satılmış. Ben kendimi bildi bileli yoksulluk içinde yaşadık. Ama ne yoksulluk…
Gözümü kapatıp geçmişi düşününce ,hep aynı şeyler geliyor gözümün önüne. Bir evden bir başka eve taşınıyoruz daha ucuz diye. Bir araba tutulur,İngiliz anne öne, sürücünün yanına oturur. Arkaya soba boruları, tel dolaplar, tıngır mıngır yeni eve gideriz. Ankara’da , İstanbul’da semtin en yoksul yerlerinde yaşadık. Aile nüfusumuz da durmadan artıyor. Annem aklınca Türk kadınlarını eleştiriyor. “ Aman bunlar da tavşan gibi doğuruyorlar!” diye. Aman anne biz de altı kardeşiz, diye seslendiğimde susup, duymazdan geliyor…
Yıldız Kenter Türk tiyatrosunun en büyük oyuncularından biri. Sıra dışı bir kadın. Anlattıklarına insanın inanası gelmiyor. Limana yaklaşan geminin ışığı önce kale burçlarına, sonra Yıldız Hanımın yüzünü aydınlatıyor.Saman sarısı şelale saçları dalga dalga… İyice büyüyen gözleri yutuyor karanlıkları. Anlatmayı sürdürüyor.
“Dışardan bakınca İngiliz gavur bir ana, sürekli sarhoş bir baba… Kimsenin göremediği bir yanımız vardı. Yoksul ama sevgi dolu bir yuva. Babam içmediği anlarda inanılmaz iyi bir insandı. Oldukça centilmen… Annemin tertip düzenle pek ilgisi yoktu.Evimiz oldukça dağınıktı. Tüm yoksulluğumuza karşın evimizde bir yardımcı olurdu..Parayı nereden bulurduk, para ödenir miydi onlara bilmiyorum. Yardımcılar bizim evde yatarlardı. Üstüne üstlük sokak köpekleri, kediler de bizde kalırdı.Garip bir aileydik Etraftan biraz tuhaf bakarlardı.
Hiç unutamıyorum. Annemle babam yine kavga ettiler. Babam hepimizi evden kovdu. Çok sarhoştu. Annem de hepimizi toparlayıp babamın arkadaşlarından birinin evine götürdü.. Eee…orada kalacak halimiz yok ya akşam geri döndük.
Tüm komşular pencerede. O da ne! Babam evdeki üç beş parça eşyayı da kapının önüne yığmış.Komşular soruyorlar; “ Ne oluyor?” diye. “Evde badana var da ,” diyoruz. Babamızı korumaya çalışıyoruz. Bu arada aç kapıyı diyoruz babam açmıyor. Bulaşık kapları, domatesler, tuzluklarla birlikte kapının önünde bekliyoruz.
O kadar doğaldı ki bizim ailede… Nasıl olsa babamın sarhoşluğu geçer,açar kapıyı. Babam alkolik diye hiç utanmazdım. Onu öyle kabullenmiştik. Sarhoş, marhoş babamızdı.Başımızın üzerinde yeri vardı. Sonraları Müşfik de babasının yolunu seçti.”Biraz duraksadı.Yüzüme bakarak anlatmayı sürdürdü.
“Bizler bir sevdanın ürünleriydik. Bu sevdanın bedelini en çok da babam ödedi. Kendini içkiye verdi. Çok güçlü biri de değildi. Ayıkken elindeki parayı kapmak ister, üzerine çıkıp boğuşurduk. Annem hemen bağırırdı; “Sevgili kocamı rahat bırakın! Sizi terbiyesiz çocuklar!” diye saldırırdı bize.Annem yaşamı boyunca Ahmet Naci’sini hep korudu. Bizden bile…
Babamla annem birbirlerine öylesine vurgundular ki birbirlerinden hiç şikayetçi olmadılar. Bir gün İngiliz Sefareti’nden adamlar geldi bizim eve. Sivri burunlu ayakkabı giyen şık adamlar… Güya bizi kurtaracaklar. İngiltere’ye yollayıp orada eğitim yaptıracaklar.Annem onları evimize sokmadı , kapıdan gönderdi. Babamı görmelerini de engelledi. Babam içerde sarhoş yatıyordu. “Ben gitmek istemiyorum. Benim çocuklarım Türk. Babaları da Türk. Onlar burada babalarının yanında büyüyecekler,” dedi.
Annem de babam da her zaman aklını kullanan insanlar değildi. Ama bazen derin düşünmemenin de bir güzelliği var. Babam annemi boşayabilirdi, yapmadı. Bunu gurur meselesi haline getirdi. Kendince annemi onurlandırdı. Annem de ona, İngiliz hükümetine sırt çevirerek karşılık verdi…”
Işıkla buluşan sular o denli güzel ki… O renk cümbüşü, yakamozlar insanı düşler alemine götürüyor. Işık olup evrenin gizemli derinliklerine gitmek istiyorum. Belki de ıraklarda aradıklarımız kendi içimizde.Yıldız Hanım durmadan anlatıyor.
“Evde genellikle Türkçe konuşurduk ama araya bazen İngilizce de girerdi.Olga, Türkçe’yi çok güzel İstanbul lehçesiyle konuşurdu. Arada bir sen ile sizi karıştırırdı.
Ortaokul yıllarında genellikle geride duran bir öğrenciydim. Konservatuvara girdikten sonra açılıp, parlak bir öğrenci oldum.Annem konservatuvara gitmemi istemediği için babam beni annemden gizlice kaydettirdi. Annem ,orada okuyan kızlara ‘orospu’ dendiğini duyuyor. “ Ben çocuklarıma orospu dedirtmem,” diyor.
Bazı konularda oldukça tutucuydu. Şükran’la gizlice evlendim. Annem; “ Bir defa denedin yapamadın. Yeter artık,” dedi. Şükran Aydınlıydı. Efesi var Aydın’ın derler ya…Özü sözü bir, yürekli biriydi. Ona efelikten çok efendilik yakışırdı.Hiç üzmezdi. Dünya tatlısı biri. Işık içinde yatsın.”
Şükran Bey’le Yıldız Hanımın Anadolu’yu adım adım dolaştığı günleri anımsıyorum. O ne güç, o ne yetenek Tanrım! Pembe Kadın’da sanki Anadolu Tanrıçası Artemis kadar görkemliydi. Yüreğinde sevdanın ateşi harladıkça çevresini aydınlatıyordu.
“En büyük acıyı burs kazanıp Amerika’ya gideceğim gün yaşadım. Bir yıl orada kalacağım için arkadaşlarıma evde yemek vermek istedim.Babama, “ Ne olur bugün içme babacığım, “ diye yalvardım. Babam acayip sinirlendi. “ Cehennemin dibine kadar yolun var. Git de gelme.Gelecek olursan da beni göreme inşallah,” dedi. Yüreğimi öyle dağladı ki bu sözler , kıymık gibi battı içime… O gün kavgalı ayrıldık…
Amerika’dan yazdığım mektuba güzel bir yanıt geldi. “ Aklım orada, yüreğim buruk, af diliyorum, diyorsun. Anam suratlı kızım, sen de biliyorsun ki af dilemesi gereken benim. Ama ne olmuş yani, bağırıp çağırıp içimizdeki pisliği arındırdık.Hayyam’dan bir dörtlükle kapatıyorum.” Neylesem bu benim iç kavgalarımla/ Pişmanlığım, kendi düşmanlığımla / Sen bağışlasan da, ben yerim kendimi / Neylesem bu yüz karam, bu utancımla…” Ne yazık ki canım babamı bu mektubu yazdıktan sonra atmış bir yaşında yitirdim. Daha çok gençti..
Annemin en az anlaştığı çocuğu bendim, ama ölünceye kadar benimle yaşadı. Bazen O’nu sinirlendirmek için ; “ Senin bir sürü çocuğun var. Niye onların yanına gitmiyorsun? “ derdim. O da , “ Onları seviyorum ama sana güveniyorum,” derdi.
Yıldız’ın yüzünde acı bir gülümseme uçuştu. Can suyu içercesine derin bir nefes aldı. Kafasını salladı sağa sola…
“Geriye bakınca taktir edilmeyi beklediğim anlarda hep tokat yediğimi anımsıyorum.Yaşamda ,üzüntüyle sevinç, acıyla tatlı koyun koyuna…Ayrılık…hep var yüreğimizin bir köşesinde.. Kızım Leyla şu anda Kenya’da. Eşi orada büyükelçi . Leyla da iki fakülte bitirdi. Hariciyeci ama aynı yerde çalışamazmış. Türkiye’ye geldikçe Bilkent Üniversitesi’nde ders veriyor. Canım kızımı çok özledim…
Yaşam, bir dönüşüm. Hepimiz özümüze dönüyoruz. Yıllarca sahnelerin tozunu yuttum. Şimdi bakıyorum da durmadan anneme benziyorum. Annem tiyatrocuydu ben de tiyatrocu oldum. Şöyle bakıyorum da sanki aynı daire üzerinde durmadan koşuyoruz ama merkeze olan uzaklığımız hiç değişmiyor. Annem yaşama çok bağlıydı. “Aslan gibi ölmektense, köpek gibi yaşamayı tercih ederim,” derdi. Ben de öyle…
Börtü böceğin sesi dağı taşı inletirken uzayın derinliklerindeki binlerce yıldız, durmadan göz kırpıyordu…
Not: Meyhaneci Şahap öykü kitabımdan.




FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

görükle escort bursa masöz escort bursa yabancı escort çekirge eskort otele gelen escort görükle escort bursa evi olan escort
serdivan escort kocaeli escort bayanlar escort bodrum bodrum escort
canlı bahis siteleri
anal porno türkçe porno izle türbanlı porno izle
escort escort bayan escort istanbul adalar escort anadolu yakası escort anal escort arnavutköy escort atakent escort ataköy escort ataşehir escort avcılar escort avrupa yakası escort bağcılar escort bahçelievler escort bahçeşehir escort bayrampaşa escort beşiktaş escort beykent escort beykoz escort beylikdüzü escort beyoğlu escort bostancı escort büyükçekmece escort çapa escort çatalca escort çekmeköy escort erenköy escort etiler escort eyüp escort fatih escort fenerbahçe escort florya escort fulya escort gaziosmanpaşa escort gecelik escort göztepe escort grup escort gülbağ escort güngören escort halkalı escort haramidere escort hasanpaşa escort ikitelli escort iranlı escort ıspartakule escort istanbul masaj salonu masöz bayan japon escort kadıköy escort kağıthane escort kartal escort kayaşehir escort kızıltoprak escort küçükçekmece escort küçükyalı escort kurtköy escort mahmutbey escort maltepe escort merter escort nişantaşı escort ortaköy escort osmanbey escort pendik escort rus escort sahibe escort sancaktepe escort sarıyer escort şerifali escort şile escort silivri escort şirinevler escort şişli escort şişli masöz suadiye escort sultanbeyli escort sultangazi escort taksim escort topkapı escort türbanlı escort tuzla escort ümraniye escort üsküdar escort zenci escort zeytinburnuescort izmit escort porno izleeskort seks hikayesi hd porn
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Beşiktaş 34 22 6 6 72 35 72 +37
2 Fenerbahçe 34 21 7 6 61 34 69 +27
3 Galatasaray 34 20 8 6 66 33 66 +33
4 Trabzonspor 35 16 7 12 42 33 60 +9
5 Alanyaspor 35 16 12 7 55 39 55 +16
6 Hatayspor 34 15 11 8 57 43 53 +14
7 Gaziantep FK 34 13 9 12 51 42 51 +9
8 Sivasspor 34 12 7 15 47 40 51 +7
9 Fatih Karagümrük 34 13 10 11 49 40 50 +9
10 Göztepe 35 12 12 11 51 48 47 +3
11 Çaykur Rizespor 34 10 12 12 44 54 42 -10
12 Antalyaspor 35 9 11 15 36 47 42 -11
13 Konyaspor 34 10 13 11 42 45 41 -3
14 MKE Ankaragücü 34 10 16 8 42 54 38 -12
15 Yeni Malatyaspor 34 8 13 13 40 46 37 -6
16 Kasımpaşa 35 9 16 10 37 51 37 -14
17 Başakşehir FK 34 9 16 9 37 53 36 -16
18 Kayserispor 34 8 15 11 26 43 35 -17
19 BB Erzurumspor 35 8 17 10 36 58 34 -22
20 Gençlerbirliği 34 8 18 8 34 60 32 -26
21 Denizlispor 34 6 19 9 32 59 27 -27
Takım O G M B A Y P AV
1 Giresunspor 31 19 6 6 49 24 63 +25
2 Adana Demirspor 31 18 6 7 54 26 61 +28
3 Samsunspor 31 17 4 10 51 29 61 +22
4 Altay 31 18 10 3 61 34 57 +27
5 İstanbulspor 31 17 8 6 57 32 57 +25
6 Altınordu 31 15 8 8 50 43 53 +7
7 Ankara Keçiörengücü 31 14 10 7 40 26 49 +14
8 Ümraniyespor 31 13 10 8 43 41 47 +2
9 Tuzlaspor 31 14 12 5 43 45 47 -2
10 Bursaspor 31 13 14 4 50 51 43 -1
11 Bandırmaspor 31 11 14 6 40 42 39 -2
12 Boluspor 31 11 15 5 34 38 38 -4
13 Balıkesirspor 31 9 14 8 34 43 35 -9
14 Adanaspor 31 9 15 7 42 48 34 -6
15 Menemenspor 31 6 12 13 34 53 31 -19
16 Akhisarspor 31 7 19 5 33 55 26 -22
17 Ankaraspor 31 5 18 8 29 54 23 -25
18 Eskişehirspor 31 1 22 8 21 81 8 -60
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 35 26 2 7 75 22 85 +53
2 Sakaryaspor 35 18 5 12 63 33 66 +30
3 Kırşehir Belediyespor 35 19 8 8 50 27 65 +23
4 Kırklarelispor 35 17 6 12 56 30 63 +26
5 Van Spor 35 19 10 6 54 31 63 +23
6 Bodrumspor 35 17 11 7 75 48 58 +27
7 Etimesgut Belediyespor 35 17 11 7 55 29 58 +26
8 Turgutluspor 35 16 15 4 44 53 52 -9
9 Karacabey Belediyespor 35 13 12 10 48 39 49 +9
10 Tarsus İdman Yurdu 35 13 12 10 53 47 49 +6
11 Serik Belediyespor 35 12 10 13 47 46 49 +1
12 Pendikspor 35 14 16 5 58 47 47 +11
13 Pazarspor 35 14 16 5 56 56 47 0
14 Bayburt Özel İdare Spor 35 13 17 5 45 55 44 -10
15 Sivas Belediyespor 35 9 13 13 51 47 40 +4
16 1922 Konyaspor 35 10 16 9 43 45 39 -2
17 Kastamonuspor 35 8 15 12 29 49 36 -20
18 Elazığspor 35 9 21 5 47 80 29 -33
19 Mamak FK 35 6 23 6 30 108 24 -78
20 Kardemir Karabükspor 35 1 32 2 13 100 2 -87
Takım O G M B A Y P AV
1 1928 Bucaspor 28 19 2 7 55 17 64 +38
2 Diyarbekirspor 28 19 2 7 41 17 64 +24
3 Yeşilyurt Belediyespor 28 16 7 5 47 24 53 +23
4 Ofspor 28 13 5 10 41 30 49 +11
5 Arnavutköy Belediye 28 13 8 7 40 29 46 +11
6 Edirnespor 28 11 9 8 33 31 41 +2
7 Belediye Derincespor 28 10 8 10 37 27 40 +10
8 Fatsa Belediyespor 28 10 10 8 22 28 38 -6
9 Artvin Hopaspor 28 9 10 9 39 41 36 -2
10 Kızılcabölükspor 28 8 10 10 29 31 34 -2
11 Nevşehir Belediyespor 28 8 13 7 27 27 31 0
12 1877 Alemdağspor 28 8 15 5 35 48 29 -13
13 Çankaya FK 28 8 16 4 23 46 28 -23
14 Antalya Kemerspor 28 6 16 6 25 46 24 -21
15 Payasspor 28 5 15 8 28 48 23 -20
16 Manisaspor 28 1 18 9 20 52 12 -32
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 23/04/2021 Gençlerbirliği vs Çaykur Rizespor
 24/04/2021 Konyaspor vs Hatayspor
 24/04/2021 Trabzonspor vs Fatih Karagümrük
 24/04/2021 Antalyaspor vs Galatasaray
 24/04/2021 Beşiktaş vs Kayserispor
 24/04/2021 Denizlispor vs Sivasspor
 25/04/2021 Yeni Malatyaspor vs MKE Ankaragücü
 25/04/2021 Başakşehir FK vs Alanyaspor
 25/04/2021 Gaziantep FK vs BB Erzurumspor
 25/04/2021 Fenerbahçe vs Kasımpaşa
 27/04/2021 Fatih Karagümrük - Antalyaspor Fatih Karagümrük ligdeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Fatih Karagümrük yenilmez
 28/04/2021 Kayserispor - Denizlispor Kayserispor ligdeki son 7 maçında hiç kazanamadı  Denizlispor yenilmez
 28/04/2021 Göztepe - Trabzonspor Trabzonspor ligde deplasmandaki son 15 maçında hiç kaybetmedi  Trabzonspor yenilmez
 28/04/2021 Kayserispor - Denizlispor Denizlispor ligde deplasmandaki son 10 maçında hiç kazanamadı  Kayserispor yenilmez
 28/04/2021 Çaykur Rizespor - Beşiktaş Çaykur Rizespor ligde evindeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Çaykur Rizespor yenilmez
 29/04/2021 Sivasspor - Yeni Malatyaspor Sivasspor ligdeki son 13 maçında hiç kaybetmedi  Sivasspor yenilmez
 29/04/2021 Sivasspor - Yeni Malatyaspor Yeni Malatyaspor ligde deplasmandaki son 7 maçında hiç kazanamadı  Sivasspor yenilmez
 29/04/2021 MKE Ankaragücü - Gaziantep FK MKE Ankaragücü ligde evindeki son 6 maçında hiç kaybetmedi  MKE Ankaragücü yenilmez
 29/04/2021 Alanyaspor - Fenerbahçe Fenerbahçe ligde deplasmandaki son 10 maçında hiç kaybetmedi  Fenerbahçe yenilmez
 29/04/2021 MKE Ankaragücü - Gaziantep FK Gaziantep FK ligde deplasmandaki son 10 maçında hiç kazanamadı  MKE Ankaragücü yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 25/04/2021 Adanaspor vs Ümraniyespor
 25/04/2021 Akhisarspor vs Altay
 25/04/2021 Altınordu vs Giresunspor
 25/04/2021 Ankaraspor vs Bandırmaspor
 25/04/2021 Balıkesirspor vs Ankara Keçiörengücü
 25/04/2021 Boluspor vs Samsunspor
 25/04/2021 Bursaspor vs İstanbulspor
 25/04/2021 Menemenspor vs Eskişehirspor
 25/04/2021 Tuzlaspor vs Adana Demirspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 28/04/2021 Bayburt Özel İdare Spor vs Kırşehir Belediyespor
 28/04/2021 Elazığspor vs Mamak FK
 28/04/2021 Etimesgut Belediyespor vs Pazarspor
 28/04/2021 Eyüpspor vs Tarsus İdman Yurdu
 28/04/2021 Kardemir Karabükspor vs Karacabey Belediyespor
 28/04/2021 Kastamonuspor vs Van Spor
 28/04/2021 Serik Belediyespor vs Bodrumspor
 28/04/2021 Sivas Belediyespor vs Pendikspor
 28/04/2021 Turgutluspor vs Sakaryaspor
 28/04/2021 1922 Konyaspor vs Kırklarelispor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 25/04/2021 Antalya Kemerspor vs Manisaspor
 25/04/2021 Çankaya FK vs Artvin Hopaspor
 25/04/2021 Diyarbekirspor vs Belediye Derincespor
 25/04/2021 Edirnespor vs 1928 Bucaspor
 25/04/2021 Fatsa Belediyespor vs 1877 Alemdağspor
 25/04/2021 Ofspor vs Arnavutköy Belediye
 25/04/2021 Payasspor vs Kızılcabölükspor
 25/04/2021 Yeşilyurt Belediyespor vs Nevşehir Belediyespor
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARA
YUKARI